»»-(¯`v´¯)--» Sevgi dolu aşk kokan yüzlerce şiir bir arada... »»-(¯`v´¯)--»

Yalnızlığı Anlat Bana

Yalnızlığı Anlat Bana Aldım elime kalemi, boş bir sayfa buldum senli yazılarımın arasında
Yalnızlığı beklemeye koyuldum, beyaz düşlerime esir olan karanlık odamda
Geldi, sensizliğin çarpıcı boşluğunda..
Nefesim daraldı, yuttum içimde her ne varsa
Dört duvar dillendi sessizliğimden!

Sustu yakarışlar
Taştı sessizlik içimden
Kelimeleri karanlığa bıraktım hissedilebildiğince!
Ben konuştum, o dinledi
Ansızın, sustum Sessizliğini dinledim..
Dinledikçe,
Sevdim sonu çığlık olan yalnızlığı..

Sarıldım kuytu gecelerde bir tek ona!
Ne bir şikayet ne bir bıkkınlık..
Sevdim gecelerimde, adı yalnızlık olan, sessiz çağrını
Ona rehin bıraktım ruhumun derinliklerini..

Yine yalnızlığa alabildiğine konuştuğum bir gecede,
Hayallerim düştü gözlerimden birer birer..
Yüreğimi gördüm karanlığın en ücra köşesinde..
Lime lime oldu gözlerimin önünde..
Tutamadım..
Yetişemedim yüreğime!

İşte o gece, yalnızlığa yakardım sayfalarca..
Ben konuştum..
Yine O dinledi..

Öyle sessizdi ki..
İsyana meyilli sorularıma, cevap olamadı yalnızlığım..
O sustukça, ben haykırdım çaresizce..
Olmadı..
Sensizliğe çare olamadı

Duvarlarım yıkıldı benliğimin üzerine..
Nefesim daraldı, bu kez acıyla
Yutkundum, her kelimeyi yüreğime batırırcasına!
Sebebim oldu, her hecesi yüreğimi yakan kelime

Yalnızlığı, yalnızlığa anlattım gecelerimde

Pabucu dama atılmış hayallerime ağladım karanlığın yaralayıcı boşluğunda

Zaman geçiyor

Oturduğum yerden kalkmayışımın üzerinden de çokça zamanlar geçti.

Ömrümün hangi anında takılı kaldığımdan dahi bihaber zamanlardayım.

Suskunluğuma neyin ses olabileceği konusunda da herhangi bir fikrim yok.

Kendine bile yabancılaşmaya başlamış bir kitleyim. “Kitle(!) Evet, evet, ötesi yok. Ruhumun şimdilerde soluğu kesik.

Mantık

Şurada bir köşede olacaktı. Zamansız lazım olur diye hep saklarım bir köşede. Bu yüzden belki beni kırdıklarında gözümden yaş akmıyor. Bu yüzden belki duygusuzlaşıyorum yitiklerimde bile.

Konuşmak istemiyorum

Başımda yedi baharın sarhoşluğunda kelebekler, kanat çırpıyor. Başım dönüyor bu yaşama hevesinden benim.

Bir yerlerde incinmişlik var sanki de, zanlı kim? Buralarda düşleri kanlı birini gördünüz mü?

Kırıkım.

Bir cellât bana yakınlardan el sallıyor!

Ama

Dur daha, çok işimiz var[dı].